
2025 yılı sizin için nasıl geçti bilmiyorum ama benim için fena geçmedi. Elbette bunu çevresel veya sosyo politik koşullardan bağımsız olarak, kendi hayatım için söylüyorum. Önceki yılların renksizliğine kıyasla, daha fazla şeyin hayatımda olduğu bir yıldı. Yeni kitaplar çevirdim veya düzenledim, yeni resimler yaptım, yeni yerler gezdim, yeni insanlar tanıdım, yeni filmler, müzikler, sanat eserleri keşfettim. Ama yine hayatım 180 derece değişmedi. Ama hafife alınmayacak değişiklikler olmadı değil. Çok sevdiğim bir sanatçının vefatına aylarca üzüldüm ve bu üzüntüyle iş yapmaya çalışmak zordu. Bu süreçte kendimi de yeterince tanımadığımın farkına vardım. Şu sanatçıyı şu kadar seviyorum o zaman öldüğünde şu kadar üzülürüm diye tahminler yaparken, bir iki hafta üzüleceğimi sandığım bu sanatçının ölümünü aylarca atlatamadım. İnsan psikolojisinin ne kadar sırlarla dolu olduğunu böylece anladım.

Hayatım 180 derece değişmedi dedim, belki de hala hayatımı 180 derece değiştirecek bir muziceyi bekliyorum. Bir şey olacak, açık pembe elbiseler giymiş, altın taçlar takmış birtakım periler üzerime yıldız tozu serpecek ve ben ayda bir İtalya’dan Dubai’ye, Çin’den Brezilya’ya yüzlerce ülkeyi gezip tozmaya başlayacağım gibi birşey bekliyorum sanırım. Ama aslında 2026 için küçük değişiklikleri daha olası görüyorum. Mesela yeni blogumun yayına başlaması ve sık güncellenmesi. Youtube kanalıma nihayet video atacak vakti bulmak. Daha fazla yeni insan tanımak. Dostlarımla bol vakit geçirmek. Seyahat. Ümit etmek. Gelecek için daha fazla plan yapabilmek. Paypal’ın açılması ve başka şeyler. Bol bol fotoğraf çekmek. Aklımdaki bütün resimleri yapmak. Yağlıboyaya gerçek anlamda başlamak. Değişik yemekler yapmak. Düşündüğüm bütün pastaları yapmak mesela. Liste yapmadım. Ona bile vaktim olmadı. Umarım sizin 2026 yılınız istediğiniz gibi geçer. Sevgi dolu. Mutluluk dolu.
Son gezimden fotoğraflar atayım. Tuzla sahilde yaptığım bu gezinti aynı zamanda 2026 yılının ilk gezisi oldu.












Leave a comment